Adıyaman

Nemrut Dağı / Tanrılarla Tokalaşılan Zirve

😶‍🌫️ Nemrut'ta Göğe Bakalım!

Nemrut Dağı'nı tanımlayan en doğru söz 'Yeryüzünün Göğe Değdiği Yer'dir. Tarih kokan yükseklikteki bulutlara bu kadar yakın olmak mistik bir atmosfer yaratmaktadır. Doğanın bu eşsiz birleşimi insanların özgürlük ve huzur hissini kamçılamaktadır. Hayatın stresinden uzaklaşıp başlarını göğe kaldırdıklarında oluşan mutluluğu tarif edemeyen ziyaretçiler bu yerin ayrı bir havası olduğunu sürekli vurgulamaktadır.

Nemrut Dağı içerisinde bulunan heykelleri ile tarihe bir yolculuk yapılmasını sağlamaktadır. Başta Nemrut Dağı olmak üzere bölgeye gezip görülmesi gereken birçok yapı bulunmaktadır. Timülüs Mezarları bölgenin geçmiş zamanlardaki kültürünü ve inancını göstermektedir. Bölgenin çevresinde birçok ibadethaneler ve türbeler de mevcuttur. Her dine hitap eden ibadethanelerin olması geçmişte buraya kimlerin hakim olduğunu göstermektedir. Bölgede kazı esnasında keşfedilen kalıntılar müzelerde koruma altına alınıp ziyaretçilerin görmeleri için olanak sağlanmıştır. Keşif esnasında bölgenin doğal güzelliklerini görmek de mümkün. Barajlar, nehirler ziyaretçilerin beğenisini kazanmaktadır.

📜 Kommagene'den Günümüze

Nemrut Dağı tarihi Kommagene Krallığına aittir. Kommagene Krallığı Mithridates I Kallinikos tarafından MÖ 162 yılında bağımsız bir devlet olarak kurulmuştur. Mithridates; Persler, Makedonlar ve çevredeki diğer topluluklarla beraber Grekçe 'Genler Topluluğu' anlamına gelen 'Kommagene' ismini koymuştur. Bu kraldan sonra başa geçen I. Antiochos Theos, dağın tepesine kendi mezar tapınağının yanısıra MÖ 62 yılında pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykellerini yaptırmıştır. Kommagene Krallığı I. Antiochos ile en görkemli devrini yaşamıştır. MÖ 17. yılında bölge Romalıların eline geçerek Roma eyaleti haline gelmiştir.

🪄 Kral Antiokhus, Herakles, Zeus, Fortuna, Apollo

Nemrut Dağı, Kommagene Kralı I. Antiochos'un tanrılarına ve atalarına minnettarlığını göstermek için 2150 metre yüksekliğindeki bu dağın yamaçlarına yaptırdığı mezar ve anıtsal heykellerden oluşmaktadır. Bu dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış olup 8-10 metre yüksekliktedir. Helenistik dönemin en ilgi çekici ve heykellerin en sağlam yerde bulunduğu yer Doğu Terası'dır. Heykellerde hayvan ve mitolojik tanrı tasvirleri kullanılmıştır. Heykellerin daha az korunabildiği yer ise Batı Terasıdır. Fakat Doğu Terasına göre heykellerin başları daha iyi bir durumdadır. Hem doğu hem batı kısmında bulunan devasa tahtların arkasında Yunan harfleri ile yazılmış 237 satırlık bir kitabe bulunmaktadır. Bu yazıtta Nemrut Dağı'nın üzerindeki bu bölgenin yaratılmasının tarihi yönleri, yeni bir dini topluluk ve Kral Antiochus'un vasiyeti yer almaktadır.

Bölge tarihi ve kültürel bilgilerin harmanlandığı efsunlu bir yerdir. Ziyaretçilere tarihi bir deneyim yaşatma fırsatı sunmaktadır. Yazıtlarda yazan bilgiler ile bölgenin geçmişi hakkında bilgi sahibi olmak mümkündür. Doğa yürüyüşü yapma imkanı sunan yerin her karesinden tarihi fışkırtmaktadır. Gezerek öğrenme fırsatını yakalamak isteyen ziyaretçiler bu doğa yürüyüşünü yapmaktan keyif almaktadırlar. Biraz zorlu olan yolda yorulan ziyaretçiler için etrafta dinlenme yeri bulunması da bir avantajdır. Manzara eşliğinde dinlenen ziyaretçiler anın büyüsünü hissetmektedirler.

🌿Habitatın Bileşenleri

Nemrut Dağı çok sayıda endemik ve nesli tehlikede olan bitki türlerini içerisinde barındırmaktadır. Kelebek ve kuş çeşitliliği olarak da bölgedeki en zengin yerdir. Allium Nemrutdaghense, Arenaria commagene, Colchicum Paschei dünyada sadece bu alanda bulunan bitki türleridir. Nesli tehlike altında olan Uludoğan'ın son yaşam alanlarından biridir. Alanda ayrıca Kızılca Kuyrukkakan ve Boz Çinte gibi nadir türler de bulunmantadır.

Dağ keçisi, kirpikli yarasa, Fırat kaplumbağası alanda yaşayan nesli tehlike altında olan memeli ve sürüngen türleridir.